Kavak ağacını seven ve beğenen çok az kişi gördüm. Çünkü dosdoğrudur. Tersinden okusan bile: kavak – Cenap Şahabettin
Sevgili Dost; Yorgun, bitkin ve çaresizim… Uzat o pamuktan da yumuşak, gülden de narin ellerini…. Dokun sıkıntılarıma, tuz buz olsunlar…
Galiba yoruldum. Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar. Kendimi her kaybettiğimde, seni de kaybediyor olmaktan yoruldum.
Ben kendimden bıktım! Bu hayattan son beklentim bir sahil kenarında, sevdiğim insanla biraz sohbet etmek. Sadece biraz huzur bulmak. Bu hayattan kırgın olarak ayrılmak istemiyorum…
Yavaş yavaş artan bir bıkkınlık var, bir boşluk varmış da dolmuyormuş duygusu giderek sarar insanı. Tekdüzeleşen hayat, beklenip beklenip de bir türlü yaşanamayan heyecanlar, artık yerinden pek kımıldamayan duygular, yaptıklarından, yaşadıklarından tat alamamalar…
Yarın için ümit beslemekle yetinmekten artık bıkkınlık geldi. Yetinemiyorum. Koskoca bugünden utanıyorum. Onun benden utanması gerekirken. – Özdemir Asaf
Kalbi yorgun olanın dili keskin olurmuş. Ya kalbi yorgunun yanında olmayacaksın ya da yanında olduğunun kalbini yormayacaksın.
Hayattan Bıkma Sözleri
Yetişkin olmaktan vazgeçiyorum. Yoruldum yetişkinliğin kurutulmuş pınarlarında, koşullu sevinç avcılığı yapmaktan. Aşk cimrisi, aşk kabızı insanlarla bir arada yaşamaktan. – Buket Uzuner
Çay içmekten, yemek yemekten, okumaktan, yazmaktan, her şeyden bıktım usandım, yalnızca görmekten, itiraf ediyorum seni görmekten bıkmadım…
Etrafıma baktığımda buruk bir tiksintiden başka bir şey hissedemiyorum…
Ey hayat sıkıldım artık senin oyunlarından, senin ikiyüzlü insanlarından, senin yüzüme gülüp arkamdan kuyumu kazan insanlarından sıkıldım. Bırak artık benim yakamı.
Biliyorum yarınlarım dünden farksız. Hayat mı bana küstü ben mi ona küstüm hatırlamıyorum ama şu aralar fena dargınız. – Sunay Akın
Artık herhangi bir hayale kucak açamayacak kadar yorgun ve bıkkınım…
Bıkkınlığım yalnızlığımdan mı sensizlikten mi yoksa acımdan mı bilemedim…
Öyle güzel yorgun bir adamdı ki babam. Böyle bir gülüşüyle ve susuşuyla emeği, ekmeği, barışı öğretiverirdi tastamam. – Dinçer Sümer
Korkmadığını söylediğin şeylerden korktuğuna eminim. İstemediğini söylediğin şeyleri de çok istiyorsun. Umutsuzluk değil seninki, sadece bıkkınlık. Yaşayan herkesin umudu vardır…
Çocukken bir kez ağlasam benim olurdu her şey. Şimdi günlerce ağlıyorum ama başkasının oluyor her şey…
Gönül yorgun ve bitkin düştüğünde; yürek dilsiz kalır.
Bizi yoran şartların ağırlığı değil. İnsanların halden anlamayan sağırlığıdır.
Ve insan kanat çırpamaz bazen. Buna yorgunluk diyoruz, hayal kırıklığı diyoruz, bıkkınlık diyoruz. – Bilal İşgören
İyi değilim. Sıkıldım, yoruldum. İnsanlar… Her şey bazen ne kadar da üst üste geliyor. Bugünden beri ansızın gözlerim dolarken buldum kendimi. Oysa ki ağlamayı çok önceleri yasaklamıştım kendime. Arkadaşlıklar, bağlar, hedefler ve aşk… Hepsi için büyük bir çaba göstermekten yoruldum artık…
Öyle dibe vurmuşum ki sadece yaşamış olmak için yaşıyorum, hayattan zevk almak, bir beklenti içinde olmak, mutluluk dilemek için değil.
Bıkkınlıkla İlgili Anlamlı Sözler
Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan. – Can Yücel
Kırılmayın diye neler yapmadım? Sizin için yaşamaktan bıktım…
Biliyor musunuz? Artık hayattan bıktım. Belki de insanlardan da bıkmış olabilirim. Her şeyden bıktım, usandım artık. Herşey üstüme geliyormuş gibi hissediyorum.
Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar. Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar. – Şems-i Tebrizi
İnsan bazen en çok kendinden yorulur.
Düşük bütçeli sinema filmlerinden çıkma, ayrılık sahneleri yaşamaktan bıktım artık…
Bildiğim şu ki, etten kemikten ve bıkkınlıktan ibaret kaskatı bir gerçektim. Üstelik, gerçekliğimi bir başına doğrulayacak ölçüde anlaşılmaz bir sıkıntıya kapılmıştım ve kendimle kendim arasında uzanan o kat edilmez boşlukta yapayalnızdım. – Hasan Ali Toptaş
Bıktım boş yere hep gitmeler gelmelerden; Bırakın uyuyayım yandım kelimelerden. – Necip Fazıl Kısakürek
Bıkkınlık veriyor sensiz bir sabaha uyanmak… – Enes Alper
Bir yanımda çaresizlik diğer yanımda yorgunluğum var. Bir yanımda yalnızlığım diğer yanımda geçmişe dargınlığım ve bıkkınlığım var…
Bıktım yanlızlıktan, bıktım insanların beni takmamasından, bıktım dertlerimi anlatamamaktan, bıktım tek başıma olmaktan, bıktım mutsuz olmaktan, bıktım derslerden, bıktım insanları dinlemekten, bıktım hayattan, herkes bıktırdı beni…
Dedikodudan bıktım. Ezberlenmiş hayatlardan bıktım. Ezberletilmiş hayatların bana dayatılmasından bıktım! Ey hayat! Daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim senin uğruna kaybettiklerimin bedelini…
Arkamdan öldü demeyin yoruldu gitti dersiniz.
Öyle bir bıkkınlık duygusu ki yeni biriyle tanışmak için elini uzatırken dahi tereddüt ediyor insan…
Alışıyorsun bazen hayata. Bıkkınlık hâli geliyor. Anlamlı kalan birkaç şey geliyor sadece aklına. Onların da yavaş yavaş suyun üzerindeki kağıdın eriyerek batması gibi kayboluşu geliyor…
İnsanların bütün acıyı kendileri çekmiş gibi davranmalarından bıkkınlık geldi artık bana. Ve bence gerçekten acı çekmiş bi insan acısını gizleyendir her yere döken değil.
Zannetmeyin gücüm bitti yorgunum! Zannetmeyin suskunum; zannetmeyin artık yokum; fırtınalar öncesi hep böyle durgunum!
Ben yoruldum insanları severken, siz bıkmadınız, usanmadınız; kırmaya, dökmeye, parçalamaya. Yetti cidden yetti. Mezarlığa döndü, beynim ve kalbim! Bıktım hayattan, bıktım sizden. Anlamsız bakan gözlerinizden… Artık umudum yok. Hayattan beklentim yok. Beni bu duruma düşüren, bu çaresizliğe iten herkesten nefret ediyorum. Hayattan bir beklentim yok. Hiç. İnsanlara eskiden güvenir, inanır, severdim. Artık kimse umrumda değil.
Artık beklentilerimi dile getirmekten bıktım. Daha az hayal kuruyor daha az hayal kırıklığı yaşıyorum.
Neden bir kez daha baştan başlayayım ki, bıktım artık.
Ağlamıyorum ben! Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri. Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri…
Her şey bazen ne kadar da üst üste geliyor. Bugünden beri ansızın gözlerim dolarken buldum kendimi. Oysa ki ağlamayı çok önceleri yasaklamıştım kendime. Arkadaşlıklar, bağlar, hedefler ve aşk…
Ve bazen sadece; yorgun oluyor insan. Ne küs, ne yalnız ne de aşık! – Cemal Süreya
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık! Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece. – Sunay Akın
Umudum her zaman bâkidir ama Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. – Abdurrahim Karakoç
Sürekli aynı şeyleri yaşamaktan gelmiş bir bıkkınlık bendeki…
Aslında ben de bıktım her şeyden ama annem üzülmesin diye gülümsüyorum…
İçim, kendimden yorgun benim. – Birhan Keskin
İnsanların hepsi yapmacık geliyor artık bana. Niye yaşadığımı bile bilmiyorum. Hayatı sorgulamıyorum. Birini gerçekten seveceğime veya sevileceğime inanmıyorum çok bıktım artık…
Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı? – Fuzuli
Kafa karışıklığından gelen ve bunalıma neden olan üzüntü, enerji düşüklüğü, içsel bıkkınlık, ilgisizlik…
Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat, insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir. – Amin Maalouf
Benim sizler gibi bir annem, babam yok zor zamanlarımda yanımda olacak, uçurumun kenarındayken bana elini uzatacak. Benim bir annem yok uyurken üstümü örtecek hem zaten benim bir yorganımda yok üstüme çekecek. Benim bir babam yok arkamda dağ gibi duracak. Evet, ben kimsesizim, kimsesiz bir şekilde hayatın ellerine teslim edilmiş biriyim.