Yalan zeka işidir, dürüstlük ise cesaret. Zekan yetmiyorsa yalan söylemeye, cesaretini kullan dürüst ol.
Aklımdan geçtin gittin, kim bilir yine kime gidiyordun.
Lütfen insan taklidi yapma, yakışmıyor.
Yüreğinde merhamet olmayan, akrabasını da kazıklar eşini dostunu da.
Sahipsiz kalıp tutuşunca etekler, sahibine döner tüm köpekler.
Akrabanın yaptığı kazığı düşman yapmaz. Dikkat edin!
İnsanlığa davet etsek yol tarifi isteyecek insanlar var.
Duydum ki kalp kırmışsın, aman diyeyim dikkat et toplarken sen de kırılma!
Belki dürüstlüğüm yüzünden çok şey kaybettim ama insanlığım elimde, yetmez mi?
Ben en azından katilimi tanıyorum. Fakat sen bir gün sevilmediğin bir yürekte, kim vurduya gideceksin…
Piyangonun sana çıkmadığına çok şaşırdım, halbuki bütün numaralar sendeydi.
Uzaktan bakınca pek iyi insan gibi görünüyorsunuz, sakın yaklaşmayın!
Vefa eksikliği yüzünden sahtelik sendromu yaşayanlar. Alın reçetenize “yol” yazdım, günde üç kere alırsınız.
Her gece resmine bakmadan uyuyamıyorum, illa tüküreceğim.
Çayı koydum hadi gel, insanlık gör!
Bu ne ego be canım, hani biraz da beyni geliştirsen diyorum.
Benim koyduğum noktadan sonra kuracağın cümleyi ancak kendin okursun!
Seni adam ederdim ama olmuyor, mayanda sorun var.
Akraba dedik çok şey paylaştık, ama meğer hepsi kuru hayalmış.
Siz, “Aşk” dediğiniz masala inanıyorsanız, ben de sizin masumluğunuza inanıyorum. Böyle aptal aptal yaşamayın.
Balonlar, içi boş şeylerin de bazen yükselebildiğini hatırlatır.
Sen hayata at gözlüğüyle bakınca, kimsenin umrunda değil.
Sakın pencereni açma demişti annem, akrabalarla uğraşan bilir tozunu.
Hak etmediğim şeyleri bana yaşatanlara bir intikam borcum var.
Vakti gelmiş gitmişsin sen, hoş geldin demeye gerek yok hayatımda.
Akraba dedikçe alttan alıyoruz da hani bazen fazlaya kaçıyorlar.
Bir zamanlar toz konduramadıklarım, şimdi kirden görünmüyor.
Boşuna laf etmeyin, dedikleriniz umurumda bile değil.
Seni kendime yakıştırmıştım da, meğer sen herkese yakışıyormuşsun. Sağ ol gösterdin.
Seni adam sandım, meğer kumdan kaleymişsin.
Seni kimseye açıklamak zorunda kalmayacağım biri olmanı isterdim.
Ne yarım kaldım senden sonra ne de yaralı; beni ne sen yıkabilirsin, ne de en kralı.
Kendi nefsine yetmiyorsa gücün, adamlığına da yettiğini iddia etmeyeceksin.
Kırdığın kalp kadar rezilsin artık.
Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüş demesi zoruna gitmesin.
Moralim çok bozuk. Şu “Seni seviyorum” dediğin fıkranı anlatsana biraz, gülelim…
Ne geliyorsa dostumuzdan geliyor, düşmanımızın gücü yetmiyor.
Ben geri zekâlılıkla mücadele vakfı mıyım ya?
Zoruna gittiyse ayaklarına sağlık.
Lütfen insan taklidi yapma, yakışmıyor.
Seni unuttum sanma, sadece değerin kadar hatırlıyorum.
Çok sinirliyim canım, tekme tokat girişip “Pardon, dalmışım.” diyesim var.
Kimseden bir şey istemiyorum, rahatsız da vermeyeceksiniz, az ötede durun yeter.
Seni adam sanmıştım, kim bilir belki de ben sanayici değilimdir.
Aynı şeye gülüyorsak, aynı şeylere ağlamıyoruz demek ki.
Artık kimse için sabredecek gücüm yok. İstediğimi görüyorum, görmek istemediklerim yok sayılır.
Çakal rüya gördü diye Kurdun soyu tükenmez.
Bazıları göz yaşını siler, bazıları ise ağlatanı…
Canımı yakacak kadar güçlü olanın, sonuçlarına katlanacak kadar gücü olmalı.
Laf sokmayacağım, çay koydum. Gel, iç, insanlık gör!
Akraba sandıklarımız toz konduramadıklarımız, şimdi kirlilikte zirve yapmış.
Arkadaş, dediğin insan asla bunları yapmaz. Artık gönlümde başka yerlerdesin.
Kimleri adam sandık, hayal kırıklığına uğradık.
Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım. Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.
Adamım diye ortalıkta gezinenlerin fişini çeksen ekranlarında “Adamlık Yok” yazar.
Bazı insanlar ayakkabı mağazası gibi, her numara var Allah için.
Ben sana inandığım için bir gün kaybederim; ama sen karaktersizliğinle her gün kaybedersin.
Seni adam ederdim ama çoktan köpeğim olmuşsun, ne lüzumu var.
Seni kısaca özetleyeyim. Kendini yıldız sanan sokak lambasısın!
Kendime yakışanı severim. Herkese yapışanı değil.
Güven kelimesinin bedelini çok ağır ödedim; eğer üstü kaldıysa kalsın sadakam olsun.
Akıl vermeyi bırakıp biraz huzur versen.
İkiyüzlü akrabalar sabun gibidir, elini yüzünü temizler ama ayağını kaydırırlar.
Gitsen de artık beni bağlamaz. Hani bir söz vardır ya kendi düşen ağlamaz…
Attığınız ya da atacağınız kazıkları saklıyorum; gün gelip döndüğünüzde, sizi ağırlayacak yerim olsun.
Kar yağınca mikroplar ölür diyorlar, iyi misin?
Gitsen de artık beni bağlamaz. Hani bir söz vardır ya kendi düşen ağlamaz…
Ne yarım kaldım senden sonra, ne de yaralı. Beni ne sen yıkabilirsin, ne de en kralı!
Gidişine illa bir isim konulacaksa, mal kaybı diyelim.
Kendini özel hissettirdiysem özür dilerim, yaparım böyle hatalar!
Hesabı olanlar sanmasın kapandı defterler. Tek tek yazıyorum her birini bir kenara, iyi kötü… Bir gün ödenecek bedeller.